Danimarka devlet demiryolu şirketi DSB, son yılların en ciddi iç krizlerinden biriyle karşı karşıya. Yeni devreye alınan bir IT planlama sistemi, binlerce çalışanın iş ve özel hayat dengesini bozarken, sendikalar yönetim kadrosuna karşı açıkça güvensizlik ilan etti. Kriz, siyasete de taşındı; ulaştırma bakanı bir kez daha parlamentoya çağrılıyor.
“40 yılın en büyük krizi”
Demiryolu çalışanlarını temsil eden Jernbaneforbundet üyelerinden binlercesi, DSB yönetimine yönelik güvensizlik bildirisine imza attı. Aarhus’taki tren personeli de benzer bir kararı merkez yönetime iletti.
DSB’de makinist ve baş temsilci olan Peter Kanstrup, yaşananların sıradan bir iş anlaşmazlığı olmadığını vurguladı:
“Daha önce de çatışmalar yaşandı ama bu bambaşka bir ölçekte. İnsanların aile ve sosyal hayatı doğrudan etkileniyor. Bu durum meslektaşlarımı derinden yaralıyor.”
Yeni IT sistemi kaosu
Krizinin merkezinde, vardiya ve görev planlamasını otomatikleştirmesi beklenen yeni IT sistemi yer alıyor. Sistemin; personelin nerede, ne zaman ve ne kadar süreyle çalışacağını belirlemesi gerekiyordu. Ancak çalışanlara göre uygulamada ciddi aksaklıklar var.
Kopenhag’daki tren personelinin yerel temsilcisi Dennis Lyng Desezar, vardiyaların sistemden aniden kaybolduğunu ve personelin son anda farklı istasyonlara yönlendirildiğini söylüyor.
Bu durumun sadece çalışanları değil, yolcuları da etkilediğini belirten Desezar, artan stresin zaman zaman tren personeline yönelik tepkilere dönüştüğünü ifade etti.
Güvenlik endişesi
Sendikaya göre sorunlar potansiyel bir güvenlik riski de yaratıyor. Bazı hatlarda trenlerin, yolcu ve peron güvenliğinden sorumlu görevli olmadan sefer yaptığı iddia ediliyor. Bu durum özellikle Aarhus–Aalborg hattında endişe yaratmış durumda.
Bakan parlamentoya çağrıldı
Sol parti Enhedslisten’in ulaştırma sözcüsü Leila Stockmarr, durumu “tamamen sürdürülemez” olarak nitelendirdi. Stockmarr’a göre nihai sorumluluk, Ulaştırma Bakanı Thomas Danielsen’e ait.
Bu nedenle Danielsen ikinci kez parlamentoda samråd (resmî denetim toplantısı) için çağrıldı. Stockmarr, DSB çalışanları arasında artan hastalık izinlerine ve psikolojik baskıya dikkat çekti:
“40 yıldır DSB’de çalışan ve işini seven insanlar artık işe giderken ağlıyor. Yakınları bize ulaşıp endişelerini paylaşıyor.”
Sendikaya göre yeni sistemin devreye girmesinden bu yana 1.200’ü aşkın toplu sözleşme ihlali yaşandı.
DSB: “Memnuniyet verici değil ama sistemi kaldırmayacağız”
DSB yönetimi sorunları kabul ediyor ancak geri adım atmaya niyetli değil. Kurumun iletişim direktörü Niels-Otto Fisker, mevcut bilgiyle bugün karar verilseydi sistemin belki de uygulanmayacağını söyledi. Buna rağmen, tamamen rafa kaldırmanın gündemde olmadığını vurguladı.
DSB, sözleşme ihlali sayısının doğrulanması için sendikayla birlikte dosyaları inceleyeceğini belirtirken, yolculara güvenlik konusunda teminat verdi. Şirkete göre trenler, güvenlik şartları sağlanmadan kesinlikle sefere çıkarılmıyor.
IT sistemindeki iyileştirmelerin 3 ila 6 ay içinde tamamlanması hedefleniyor. DSB, kısa vadede de sahada bazı düzeltmelerin hissedileceğini savunuyor.
Ulaştırma Bakanı Thomas Danielsen ise konuya ilişkin röportaj taleplerine henüz yanıt vermedi.








