Avrupa’nın küresel enerji piyasalarındaki gelişmeler karşısında yeniden zayıf konumda kaldığı değerlendiriliyor. Enerji piyasaları uzmanı ve ekonomist Þórður Gunnarsson, Avrupa’nın enerji güvenliğini yeterince güçlendirmediğini ve bu nedenle yeni krizlerde kırılgan kaldığını söyledi.
“Avrupa enerji piyasalarında kaybeden taraf”
Þórður Gunnarsson, enerji piyasalarındaki son gelişmeleri değerlendirirken Avrupa’nın Ukrayna savaşından bu yana enerji güvenliği konusunda yeterli adım atmadığını savundu.
Gunnarsson, bu değerlendirmeleri bir tartışma programında gazeteci Stefán Gunnar Sveinsson ile yaptığı söyleşide dile getirdi. Programda özellikle Orta Doğu’daki son gelişmeler ve İran ile ilgili krizlerin enerji piyasalarına etkileri ele alındı.
Hürmüz Boğazı kritik öneme sahip
Uzmanlara göre Orta Doğu’daki gerilim küresel enerji piyasaları için büyük risk oluşturuyor. İran Devrim Muhafızlarının Hürmüz Boğazı’nı kapattığına dair gelişmeler, petrol ve gaz taşımacılığı açısından kritik bir durum yaratıyor.
Gunnarsson’a göre dünya petrol ve yakıt taşımacılığının yaklaşık yüzde 20’si Hürmüz Boğazı’ndan geçiyor. İran ile Umman arasında bulunan bu dar geçit, küresel enerji ticaretinin en önemli noktalarından biri olarak görülüyor.
Boğazın bazı kaynaklarda Umman Boğazı olarak da anıldığını belirten uzmanlar, bölgedeki coğrafyanın zaman zaman karıştırılabildiğini ifade ediyor.
Avrupa enerji kaynaklarını dışarıya bağımlı hale getirdi
Gunnarsson, Avrupa’nın Ukrayna savaşından önce enerji tedarikini büyük ölçüde dış kaynaklara bağımlı hale getirdiğini söyledi.
Uzman, Avrupa ülkelerinin enerji politikalarında şu hatalara dikkat çekti:
- Enerji tedarikinin çok az sayıda kaynağa bağımlı hale gelmesi
- Özellikle Rusya’dan gelen enerjiye yüksek bağımlılık
- Avrupa’daki bazı yerel enerji kaynaklarının yeterince kullanılmaması
Rusya’nın bu bağımlılığı siyasi ve ekonomik avantaj olarak kullandığını ifade etti.
LNG ithalatı arttı
Rus enerji kaynaklarına bağımlılığın azaltılmasının ardından Avrupa ülkeleri enerji tedarikini sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ithalatına yönlendirdi.
Bu kapsamda Avrupa’nın enerji ithalatı özellikle şu ülkelerden arttı:
- Katar
- ABD
Ancak uzmanlara göre bu durum Avrupa’nın enerji bağımlılığını tamamen ortadan kaldırmadı, yalnızca tedarik kaynaklarını değiştirdi.
Enerji fiyatları yeniden yükseliyor
Orta Doğu’daki gerilim ve küresel enerji piyasalarındaki dalgalanmalar nedeniyle petrol ve gaz fiyatları yeniden yükselme eğilimine girdi.
Gunnarsson, özellikle sonbahar ve kış aylarında Avrupa’nın enerji arzı konusunda daha fazla baskı hissedebileceğini söyledi.
Enerji piyasalarındaki belirsizliklerin artması durumunda Avrupa ekonomisinin ciddi maliyetlerle karşılaşabileceği ifade ediliyor.
“İklim etkileri de azalmadı”
Uzman ayrıca Avrupa’nın enerji politikalarının beklenen çevresel faydayı da tam olarak sağlamadığını savundu.
Gunnarsson’a göre Avrupa ülkeleri bazı enerji üretimlerini azaltırken, enerji üretimi ve tüketimi başka ülkelere kaymış durumda. Bu nedenle küresel ölçekte karbon emisyonlarının beklenen ölçüde azalmadığı belirtiliyor.








