Uzmanlar, İsrail-İran çatışmasının Hürmüz Boğazı’na sıçramaması halinde küresel doğal gaz piyasasına etkisinin sınırlı olacağını belirtiyor
İsrail-İran çatışması üçüncü gününde
İsrail’in 13 Haziran’da İran’ın çeşitli şehirlerinde nükleer tesisleri ve üst düzey askeri hedefleri vurduğu saldırılarla başlayan çatışma, İran’ın füze ve drone misillemeleriyle üçüncü gününe girdi. Bu gelişmelerin ardından enerji piyasaları olası etkileri değerlendirmeye başladı.
Enerji kurumlarından piyasaya güven mesajı
Uluslararası Enerji Ajansı, petrol arzının iyi seviyelerde olduğunu belirtirken, OPEC de mevcut arz ve piyasa koşullarında olağanüstü önlem alınmasını gerektirecek bir durum olmadığını ve piyasaların istikrarlı olduğunu açıkladı.
Uzmanlardan doğal gaz piyasası için sınırlı etki öngörüsü
Erste Investment Petrol ve Gaz Analisti Tamas Pletser, İran’ın daha çok petrol üreticisi olarak önem taşıdığını ve günde yaklaşık 3 milyon varil ham petrol ürettiğini vurguladı. Pletser, çatışmanın süresi, ABD’nin İran petrolüne yönelik yaptırımları ve İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatma olasılığına bağlı olarak petrol piyasasında dalgalanmalar yaşanabileceğini belirtti.
Pletser, “İran’ın çatışmayı tırmandırmak gibi bir çıkarı bulunmuyor. Bu nedenle Hürmüz Boğazı’na dokunmaları düşük ihtimal. Kısa vadede petrol fiyatı yükselebilir ancak sonrasında 70 doların altına düşebilir,” ifadelerini kullandı.
LNG taşımacılığına yönelik riskler düşük
Hürmüz Boğazı’nın küresel sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) taşımacılığında da kritik önemde olduğunu hatırlatan Pletser, Katar gazının da bu boğazdan geçtiğini belirterek, “Geçişin engellenmesi küresel gaz fiyatlarını etkileyebilir ama bu senaryo düşük ihtimal,” dedi.
RIE Enerji Jeopolitiği ve Piyasaları Araştırma Görevlisi Francesco Sassi de benzer bir değerlendirme yaparak, İran’daki sorunların doğal gaz piyasasında büyük bir etki yaratmayacağını ifade etti. Sassi’ye göre, küresel etkiler ancak çatışmanın diğer bölgesel aktörlere yayılması ve bu durumun tedarik zincirini etkilemesiyle mümkün olabilir.
Hürmüz Boğazı’nın enerji ticaretindeki önemi
Basra Körfezi’ni Umman Denizi’ne bağlayan Hürmüz Boğazı, dünya petrol ve LNG ticaretinin önemli bir kısmını taşıyan bir geçit konumunda. Günde 17-20 milyon varil ham petrol bu boğazdan geçerken, ticaretin yaklaşık üçte biri burada gerçekleşiyor. Asya ülkeleri başta olmak üzere Avrupa da bu hattan yapılan sevkiyata bağımlı durumda.
Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden çıkan LNG’nin neredeyse tamamı Hürmüz Boğazı üzerinden dünya pazarlarına ulaşırken, boğaz küresel LNG ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sini taşıyor.
Şu an için ticaret akışı normal seyrediyor
Enerji veri analiz firması Kpler’e göre, 2024 başından bu yana deniz yoluyla taşınan petrolün yüzde 34’ü Hürmüz Boğazı’ndan geçti. En son 1984’te İran-Irak Savaşı sırasında fiilen kapanan boğaz, hâlen enerji sevkiyatı için kritik bir geçit.
MarineTraffic verilerine göre ise şu ana kadar bölgede ticari gemi hareketlerinde olağan dışı bir durum yaşanmadı. Bölgede 1948 gemi bulunurken, son 24 saatte 97 gemi giriş, 85 gemi çıkış yaptı. Ayrıca bölgede 116 tanker seyrederken, giriş ve çıkış yapan tanker sayısı eşit olarak 17 oldu.








