İsveç’te dijital haber sitelerinde veri toplama uygulamalarıyla ilgili yeni bir dönem başlıyor. 13 Mart itibarıyla Schibsted bünyesindeki Aftonbladet, Svenska Dagbladet ve Omni gibi haber sitelerinde kullanıcılar ya veri toplanmasına onay verecek ya da aylık 49 kron ödeme yapacak.
“Schibsted reklam tercihi” (annonsval) adı verilen yeni sistemle, kullanıcılar kişisel verilerinin toplanmasını reddetmeleri halinde ücretli seçeneğe yönlendirilecek.
GDPR sonrası yeni finansman arayışı
Schibsted İsveç Ülke Direktörü Fredric Karén, uygulamanın Avrupa Birliği’nde giderek sıkılaşan veri koruma düzenlemelerine uyum amacı taşıdığını belirtti.
AB Genel Veri Koruma Tüzüğü (GDPR) uyarınca kullanıcıların; hangi içerikleri okudukları, hangi reklamlara baktıkları ve hangi aramaları yaptıkları gibi verilerin toplanmasına onay verip vermeme hakkı bulunuyor. Ancak medya kuruluşları, reklam gelirlerini büyük ölçüde bu verilere dayalı hedefleme üzerinden elde ediyor.
Karén’e göre, ücretsiz şekilde “veri toplamayı reddetme” seçeneği sunulduğunda kullanıcıların büyük bölümü bu hakkı kullanıyor ve bu durum gazeteciliğin finansmanını zorlaştırıyor. Schibsted, veri paylaşımını reddeden kullanıcılar nedeniyle yıllık yaklaşık 500 milyon kron gelir kaybı yaşandığını öne sürüyor.
Eleştiriler: “Rızaya zorlamak”
“Onayla ya da öde” olarak da adlandırılan model, Avrupa’da daha önce Alman Die Welt, İspanyol El Pais ve Fransız Le Monde gibi yayın organlarında da uygulanmaya başladı.
Ancak model tartışmalı bulunuyor. Avrupa Veri Koruma Kurulu’nun, kullanıcılara ödeme yapmadan veri toplamayı reddedebilecekleri üçüncü bir seçenek sunulması gerektiği yönünde görüş bildirdiği ve uygulamayı incelemeye aldığı belirtiliyor.
Dijital gizlilik alanında faaliyet gösteren Noyb (None of Your Business) adlı sivil toplum kuruluşu ise modelin hukuki açıdan sorunlu olduğunu savunuyor. Kuruluşa göre ödeme duvarı getirildiğinde kullanıcıların veri paylaşımına onay verme oranı yüzde 99’un üzerine çıkıyor. Noyb, bu oranların gerçek bir “özgür irade”yi yansıtmadığını iddia ediyor.
Brüksel’de lobi trafiği
Fredric Karén, “şantaj” nitelendirmesine katılmadıklarını ancak eleştirileri kısmen anladıklarını söyledi. Reklam gelirleri olmadan gazeteciliğin finansmanının zor olduğunu belirten Karén, mevcut koşullarda farklı bir model görmediklerini ifade etti.
Hem Schibsted hem de Noyb’un Brüksel’de karar alıcılarla temas halinde olduğu, modelin geleceğine ilişkin nihai kararın ilerleyen süreçte netleşeceği belirtiliyor.








