İsveç istatistik kurumu tarafından gerçekleştirilen Yaşam Koşulları Araştırmaları (ULF) sonuçlarına göre, İsveç’te 16 yaş ve üzeri nüfusun yüzde 68’i son dört haftada genellikle her zaman mutlu olduğunu bildirdi. Kadınlar ve erkekler arasında mutluluk düzeyi açısından anlamlı bir fark görülmezken, 65 yaş ve üzerindeki bireylerde mutluluk oranı daha yüksek ölçüldü. Buna karşılık nüfusun yüzde 7’si aynı dönemde nadiren ya da hiç mutlu olmadığını belirtti. Düşük gelirli bireyler, engelliler ve yalnız yaşayanlar arasında düşük mutluluk oranları daha yaygın görülürken; ekonomik durum, hane yapısı, sağlık durumu ve yaş grubu mutluluk düzeyleriyle ilişkili temel değişkenler arasında yer aldı.
16 yaş ve üzeri nüfusun yüzde 68’i, çoğu zaman ya da her zaman kendini mutlu hissettiğini belirtmektedir. Kadınlar ve erkekler benzer oranlarda mutlu olduklarını ifade ederken, 65 yaş ve üzerindeki kişilerde çoğu zaman ya da her zaman mutlu olduğunu söyleyenlerin oranı, daha genç yaş gruplarına kıyasla daha yüksektir.
Sonuçlar, 2025 yılının ilk yarısında gerçekleştirilen Undersökningarna av levnadsförhållanden (ULF – Yaşam Koşulları Araştırmaları) verilerine dayanmaktadır. Katılımcılara, son dört hafta içinde ne sıklıkla mutlu hissettikleri sorulmuş; “her zaman”, “çoğu zaman”, “bazen”, “nadiren” ya da “hiçbir zaman” seçeneklerinden birini belirtmeleri istenmiştir. Araştırmanın diğer sonuçlarına ilişkin kısa bilgiler, istatistik bülteninin sonunda sunulmaktadır.
Her bir yaş grubu içinde kadınlar ve erkekler arasında mutlu olma oranı açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamaktadır. Buna karşılık, 65 yaş ve üzerindeki bireylerde çoğu zaman ya da her zaman mutlu olduğunu belirtenlerin oranı, daha genç yaş gruplarına kıyasla daha yüksektir.
Son 4 haftada her zaman veya çoğu zaman mutlu olduğunu belirtenler
(16 yaş ve üzeri kişiler, ULF 2025)

16 yaş ve üzeri nüfusun yüzde 7’si, son dört hafta içinde nadiren ya da hiç mutlu olmadığını belirtmiştir. Bazı nüfus gruplarında bu oran belirgin biçimde daha yüksektir. Bu gruplardan biri engelli bireylerdir; bu grupta yer alan kişilerin yüzde 15’i, söz konusu dönemde nadiren ya da hiç mutlu olmadığını ifade etmiştir.
Düşük gelirli kişilerde, son dört haftada nadiren ya da hiç mutlu olmadığını belirtenlerin oranı diğer gruplara göre daha yüksektir. En düşük gelir grubunda yer alan nüfusun beşte birlik diliminde (gelir beşte biri 1. dilim) bu oran yüzde 12 iken, en yüksek gelir grubunda (5. dilim) bu oran yüzde 4 olarak ölçülmüştür.
Son dört haftada nadiren ya da hiç mutlu olmadığını belirtenlerin oranı, yalnız yaşayanlarda, birlikte yaşayanlara kıyasla daha yüksektir.
- Çocuklu yalnız ebeveynlerde bu oran yüzde 13 iken, çocuklu evli veya birlikte yaşayanlarda yüzde 5tir.
- Çocuksuz yalnız yaşayanlarda oran yüzde 12, çocuksuz evli veya birlikte yaşayanlarda ise yüzde 4tür.
- 16–24 yaş arasında olup ebeveynleriyle yaşayan gençlerde bu oran yüzde 6 olarak belirlenmiştir.
Son 4 haftada nadiren veya hiç mutlu olmadığını belirtenler
(16 yaş ve üzeri kişiler, ULF 2025)

ULF 2025’e dayalı diğer bulgular
2025 yılına ait Yaşam Koşulları Araştırmaları’ndan (ULF) elde edilen diğer bazı sonuçlar şunlardır:
- Tanınmayan insanlara duyulan güven, 0 ile 10 arasında bir öz değerlendirme ölçeğinde ortalama 5,5 olarak ölçülmüştür. Bu değer, 16–19 yaş grubunda 4,8, 70–79 yaş grubunda ise 6,0’dır.
- 16 yaş ve üzeri kadınların yüzde 6’sı, erkeklerin ise yüzde 10’u, kişisel konularda konuşabilecekleri yakın bir arkadaşa sahip olmadıklarını belirtmiştir.
- 16 yaş ve üzeri nüfusun yüzde 34’ü, son 12 ayda her hafta boş zamanlarında ormanlık veya doğal alanlarda bulunmuştur. Bu oran 65–69 yaş grubunda yüzde 48, 16–19 yaş grubunda ise yüzde 25tir.
- 16 yaş ve üzeri nüfusun yüzde 42’si, uzun süreli bir hastalık ya da sağlık sorunu yaşamaktadır. Bu oran 16–24 yaş grubunda yüzde 23, 65 yaş ve üzerindekilerde ise yüzde 60tır.
- İsveç’te 16 yaş ve üzeri nüfusun neredeyse yarısı (yüzde 47), temel ve zorunlu harcamalarını karşılamanın kolay ya da çok kolay olduğunu belirtmiştir. Buna karşılık her on kişiden biri (yüzde 10), geçimini sağlamanın zor ya da çok zor olduğunu ifade etmiştir.
- 16 yaş ve üzeri nüfusun yüzde 31’i, önümüzdeki bir yıl içinde hane ekonomisinin durumu konusunda endişe duymaktadır. Bu oran işsizlerde yüzde 66, çalışanlarda yüzde 32, emeklilerde ise yüzde 14tür.
- Nüfusun yüzde 5’i, yatak odası başına ikiden fazla kişinin yaşadığı konutlarda (norm 2’ye göre aşırı kalabalık) yaşamaktadır. Bu oran 16–29 yaş grubunda yüzde 9, 65 yaş ve üzerindekilerde ise yüzde 1’in altındadır.
- 16–74 yaş arası çalışanların yüzde 18’i, boş zamanlarında neredeyse her gün işten zihinsel olarak kopmakta zorlandığını belirtmiştir. Bu durum, serbest çalışanlarda yüzde 34, ücretli çalışanlarda yüzde 17 oranında görülmektedir.
- 16–74 yaş arası ücretli çalışanların yüzde 18’i, vardiyalı ya da günün farklı saatlerine yayılan çalışma düzenine sahiptir. Bu oran işçi mesleklerinde yüzde 32, beyaz yakalı mesleklerde ise yüzde 9dur.
- 16–74 yaş arası çalışanların yüzde 67’si, bir sendikaya üyedir. Sendika üyeliği kadınlarda (yüzde 71), erkeklere (yüzde 63) kıyasla daha yaygındır.








