ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri operasyonları uluslararası hukuk tartışmasını da beraberinde getirdi. Uluslararası hukuk profesörü Pål Wrange, saldırıların “uluslararası hukuka açıkça aykırı” olduğunu savundu.
Wrange, Birleşmiş Milletler (BM) Şartı’na göre askeri müdahale kararlarının Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından alınması gerektiğini hatırlattı.
“Tehlikeli bir emsal oluşturabilir”
Profesör Wrange, güçlü ülkelerin Güvenlik Konseyi kararı olmadan başka bir devlete karşı askeri müdahalede bulunmasının uluslararası hukuk sistemine zarar verebileceğini belirtti.
“Bu örneğe başka liderler de atıfta bulunabilir. Vladimir Putin ya da Xi Jinping, ‘ABD bir hükümeti devirmek için Güvenlik Konseyi kararı olmadan müdahale edebiliyorsa biz de edebiliriz’ diyebilir” değerlendirmesinde bulundu.
Wrange’e göre bu tür adımlar, küresel düzeyde hukuka dayalı düzenin zayıflamasına yol açabilir.
Müdahalelerin sonuçları tartışmalı
Uluslararası hukuk uzmanı, askeri müdahalelerin tarihsel örneklerine bakıldığında başarısızlıkların daha fazla olduğunu ifade etti. Müdahale sonrası ülkelerde düzen ve güvenliğin sağlanamaması halinde iç savaş riskinin ortaya çıkabileceğini vurguladı.
“Bir hükümetin devrilmesinden sonra düzeni sağlayacak meşru ve işleyen bir yapı kurulamazsa, sonuç çoğu zaman istikrarsızlık olur” dedi.
Hukuki tartışma büyüyor
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sürerken, müdahalenin meşruiyeti uluslararası hukuk çevrelerinde tartışma konusu olmaya devam ediyor. BM’den henüz bağlayıcı bir karar çıkmazken, uzmanlar hukuki çerçevenin aşınmasının uzun vadede küresel güvenliği olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekiyor.








