İsveç’te iktidar ortağı Hristiyan Demokratlar (KD), Avrupa merkezli bir nükleer caydırıcılık programına siyasi destek verilmesine kapı araladı. Parti, desteğin İsveç topraklarında nükleer silah konuşlandırılmasını içermeyeceğini vurguladı.
KD lideri Ebba Busch, SVT’de yayımlanan 30 minuter programında yaptığı açıklamada, Avrupa’nın savunma ayağının güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Busch, “Avrupa’nın kendi caydırıcılık kapasitesinin yeterli olması gerekiyor” ifadelerini kullandı.
“Kimse nükleer silah istemez”
Busch, partinin yaklaşımının nükleer silahların yayılmasını savunmak anlamına gelmediğinin altını çizdi. KD’nin, Fransa ve Birleşik Krallık’ın mevcut kapasitesine dayanan daha güçlü bir Avrupa nükleer şemsiyesi fikrine sıcak baktığını belirten Busch, “Kimse nükleer silah istemez. Biz nükleer silahların yayılmasına karşıyız. Ancak mevcut güvenlik ortamı bu gerçeği göz ardı etmemize izin vermiyor” dedi.
NATO vurgusu
KD lideri, NATO içindeki savunma mimarisinin halihazırda caydırıcılık ilkesine dayandığını hatırlatarak, “NATO iş birliği, bir nükleer şemsiyenin varlığı üzerine kurulu. Bu konuda açık ve dürüst olmalıyız” değerlendirmesinde bulundu.
İsveç’te nükleer silah konuşlandırılması gündemde değil
İsveç’in olası katkısının henüz netleşmediğini belirten Busch, desteğin siyasi ve ilerleyen aşamalarda AB üzerinden ekonomik katkı şeklinde olabileceğini ifade etti. Ancak nükleer silahların İsveç’te konuşlandırılması ihtimalini net bir dille reddetti:
“Gerçekçi olmalıyız. İsveç topraklarına nükleer silah yerleştirilmesini gerçekçi görmüyorum.”
Avrupa’da tartışma büyüyor
Avrupa’nın nükleer caydırıcılığına ilişkin tartışmalar, ABD’nin Avrupa’daki uzun vadeli güvenlik taahhütlerine dair belirsizliklerin artmasıyla yeniden gündeme geldi. İsveç Başbakanı Ulf Kristersson, Agenda programında yaptığı açıklamada, İsveç’in NATO kapsamında Avrupa’daki nükleer silah tartışmalarına katıldığını belirtmişti. Kristersson, “Tehlikeli ülkeler nükleer silahlara sahip olduğu sürece, sağlıklı demokrasilerin de nükleer caydırıcılığa erişimi olmalı” ifadelerini kullanmıştı.








