İsveç’in Umeå kentinde yaşayan Andreas Kumlin, yaklaşık iki yıldır evsiz hayatı sürdürüyor. Zaman zaman arkadaşlarının yanında kısa süreli kalabilen Andreas, çoğu geceyi ise farklı yerlerde geçirmek zorunda kalıyor.
“Park yerlerinden apartman girişlerine kadar pek çok yerde kaldım. Kimse böyle yaşamak zorunda kalmamalı,” diyen Andreas, yaşadığı zorlukları bu sözlerle anlatıyor.
Büyükannesinin taşınmasıyla evsiz kaldı
Andreas, neredeyse iki yıl önce büyükannesinin kaldığı eve misafir olarak yerleşmişti. Ancak büyükannesinin bir HVB evine (bakım ve destek kurumu) taşınmasının ardından kalacak yeri kalmadı ve evsiz kaldı. O günden bu yana düzenli bir konuta erişemedi.
Şimdi ise umutlarını, Umeå Belediyesi’nin uygulamaya hazırlanacağı “Bostad först” (Önce konut) yöntemine bağlıyor.
“Önce konut” modeli umut veriyor
“Bostad först” modeli, evsiz bireylere önce bir konut sağlanmasını, ardından kişinin konutunu koruyabilmesi için kapsamlı sosyal destek sunulmasını öngörüyor. Bu yaklaşımda, örneğin madde kullanımını tamamen bırakma gibi ön koşullar aranmıyor.
Model, İsveç hükümetinin 2022–2026 evsizlikle mücadele stratejisinin bir parçası olarak uygulanıyor. Stadsmissionen’in yayımladığı son Evsizlik Raporu’nda, “Bostad först” yöntemi stratejinin en somut ve başarılı adımı olarak öne çıkarıldı.
Opioid bağımlılığı için tedavi görüyor
Andreas Kumlin, Norrlands universitetssjukhus bünyesindeki LARO kliniğinde opioid bağımlılığı için ikame tedavisi alıyor. Bir konut sahibi olması halinde, bunu kaybetmemek için elinden gelen her şeyi yapacağını söylüyor.
“Böyle bir desteği alan insanların motivasyonu da değişiyor. Bir eviniz varsa, başka sorunlarla da daha güçlü şekilde yüzleşebiliyorsunuz,” diyor.
Sosyal konut başvurularına sürekli ret
Andreas, belediyenin sosyal hizmetleri aracılığıyla sosyal kontrat (belediye destekli kira sözleşmesi) için defalarca başvuruda bulundu. Ancak her seferinde olumsuz yanıt aldı.
“Bu kadar çok reddedilince insanın umudu kalmıyor. Yardım istemek için her şeyi yaptığınız halde karşılık alamayınca, hem güveninizi hem de ruh sağlığınızı kaybediyorsunuz,” sözleriyle yaşadığı hayal kırıklığını dile getiriyor.
“Bir ev her şey demek”
Bir konutun hayatında ne anlama geleceği sorulduğunda Andreas’ın cevabı net:
“Her şey demek. Hayatın temeli evden başlıyor. Sabit bir noktanız yoksa hayatınızı düzenlemek çok zor. Bir evim olsaydı, ona geçmişte hiç olmadığı kadar değer verirdim.”
Andreas’ın hikâyesi, İsveç’te evsizlikle mücadelede uygulanan politikaların sahadaki etkisini ve konutun, bireylerin hayatında ne kadar merkezi bir rol oynadığını bir kez daha gözler önüne seriyor.








