İsveç’in Västra Götaland bölgesinde bulunan Tidaholm Hapishanesinde görev yapan Türk asıllı baş gardiyan 51 yaşındaki Ömer Şen, kendini yakarak canına kıydı.
Expressen gazetesine açıklamada bulunan Ömer Şen’in eşi Aynur Şen, eşinin intihar etmesinin ardında hapishane yönetiminin bulunduğunu ve yanlış kararların eşini ölüme sürüklediğini söyledi.
Polis, Tidaholm Hapishane yakınında 19 Temmuz Pazartesi günü, saat 19:00’da bir kişinin kendini yakarak intihar ettiği yönünde bir ihbar aldı. Olay yerine gelen polis, kendini yakan hapishane gardiyanı Ömer Şen’e müdahale ederek hastaneye kaldırdı. Şen’in intihar ettikten kısa bir süre sonra hayatını yitirdiği belirtildi.
Ömer Şen’in eşi Aynur Şen’de kocasının 23 yıldır hapishanede gardiyanlık yaptığını ve işini seven eşinin yöneticiler tarafından yıllardır baskılara maruz kaldığını ve bu yüzden intihar etmiş olabileceğini kaydetti.
Aynur Şen, ” Ömer iyi bir insandı, cömertti ve herkese yardım ederdi. Hem iş hayatında hem de özel hayatında tanıştığı herkese destek veren bir kişiydi. Ancak son iki yıldır Cezaevi ve Denetimli Serbestlik Hizmetleri tarafından baskıya uğradı ve taciz edildi ve çalışma isteğini kaybetmişti. Mahkunlar Ömer’i o kadar seviliyordu ki onlardan teşekkür mektupları alıyordu.” ifadelerini kullandı.
Cezaevi ve Denetimli Serbestlik Hizmetleri tarafından eşine bir mahkuma kötü davrandığı iddiasıyla haksız yere soruşturma açıldığını aktaran Aynur Şen, ”İşveren Ömer’i kovmak istedi ve hakkında bir soruşturma yürütüldü. Ancak İnsan Kaynakları Kurulu’nun tanık ifadelerinin çelişkili olması ve tutukluda herhangi bir yaralanmanın belgelenmemiş olması nedeniyle işten çıkarılması için yeterli delil olmadığına karar verdi. Buna rağmen, Cezaevi ve Denetimli Serbestlik Hizmetleri tarafından eşim saldırı suçundan polise ihbar edildi. Ömer’in 1 Eylül’de yargılanması gerekiyordu. Gardiyanlık görevi elinden alındı, hademe olarak çalışması istendi.”dedi.
Bu süreçte hapishane yönetimi tarafından istifa etmesi istenen eşinin çok baskı gördüğünü ve aşağılandığını belirten Aynur Şen, eşinin bu baskılara dayanamadığını ve psikolojik olarak profesyonel yardım aldığını aktardı. Eşinin bunlardan dolayı intihara sürüklendiğini savunan Aynur Şen şu ifadeleri kullandı:
”Akşam saat dokuz civarında eşimin ölüm haberini aldığımda iki oğlumla Türkiye’de tatildeydim. Merak ettiğim şey, eşim kendini ateşe verdiğinde yardım gelmesi beş altı dakika sürmüş. Yangını söndürmek için hapishaneden, kimse dışarı çıkamaz mıydı? yanarak ölmesini izlediler. Ömer zor yıllarda adalet için mücadele etti. Yapmadığı bir şeyle suçlandı. İşvereninden yapısal zorbalığa, baskıya ve tacize maruz kaldı. İsveç Çalışma Ortamı Kurumu’ndan bağımsız bir soruşturma başlatmasını istedim”.
Polis olayla ilgili soruşturma başlattığı bildirildi.









