– İsveç’te yapılan güncel bir araştırma, başkent Stockholm’deki konut krizinin ve yüksek fiyatların ulaştığı boyutları gözler önüne serdi.
Yapı kooperatifi Riksbyggen tarafından hazırlanan “Metrekare Endeksi” verilerine göre, ortalama gelire sahip 25 yaşındaki bir gencin başkent Stockholm’de satın almaya gücünün yettiği konut alanı toplamda sadece 1,9 metrekare olarak hesaplandı.
Riksbyggen; gençlerin gelir düzeyi, biriktirdikleri sermaye, konut kredisi (mortgage) şartları ve yerel emlak piyasasındaki metrekare fiyatları gibi kriterleri baz alarak 25 yaşındaki bir bireyin ne kadarlık bir mülk edinebileceğini hesapladı.
Araştırma, ülke genelinde konut edinme şartlarının en zor olduğu yerin Stockholm olduğunu ortaya koydu. Buna karşın bölgeler arasındaki uçurum dikkati çekti; Stockholm’de sadece 1,9 metrekareye karşılık gelen aynı ekonomik bütçe ile Filipstad belediyesinde 83,4 metrekarelik bir konut satın alınabiliyor.
Benzer şekilde, aynı bütçeyle Göteborg’da 3,1 metrekare, Umeå kentinde ise ancak 4,5 metrekarelik bir alan fonlanabiliyor.
Ekonomik nedenlerle aileleriyle yaşıyorlar
Kantar Sifo şirketi tarafından 18-34 yaş aralığındaki 1.099 kişiyle yapılan bir başka kamuoyu araştırması ise barınma krizinin sosyal boyutlarını ortaya koydu. Araştırmaya göre, İsveç’te 18-24 yaş arasındaki her üç gençten biri hala ailesiyle aynı evde yaşıyor.
Ailesinin yanında kalmaya devam eden 25-34 yaş grubundaki gençlerin neredeyse yarısı (her iki gençten biri), bu durumun temel gerekçesi olarak ekonomik yetersizlikleri gösteriyor.
Riksbyggen Üst Yöneticisi (CEO) Johanna Frelin, konuya ilişkin yaptığı basın açıklamasında emlak piyasasının artık bir sınıf sorununa dönüştüğünü vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı:
“Bu araştırma, uzun süredir
gördüğümüz bir gerçeği kanıtlıyor: Konut piyasası artık bir sınıf meselesi haline geldi.
Eğer sermayesi olan bir aileniz varsa ev satın alabiliyorsunuz. Aksi takdirde, ne kadar sıkı çalışırsanız çalışın veya ne kadar birikim yaparsanız yapın sistemin dışında kalıyorsunuz. Bu durum kabul edilemez ve acil siyasi çözümler gerektiriyor.”
Gençlerin barınma haklarını savunan “jagvillhabostad.nu” adlı kuruluşun genel başkanı Klara Eklund da mevcut tabloya tepki gösterdi. Eklund, “Her şeyi doğru yapan; eğitimini tamamlayan, çalışan ve para biriktiren gençlerle karşılaşıyoruz. Ancak tüm bunlara rağmen kendi evlerine çıkmaya güçleri yetmiyor. Gençlerin güvencesiz ikinci el kiralık sözleşmelere mahkum edilmesi veya istemeden aileleriyle yaşamak zorunda kalması, konut piyasasının işlevini yitirdiğinin açık bir göstergesidir.” değerlendirmesinde bulundu.








