İsveç’te bir annenin doğumdan sonra bebeğiyle eve gidememesi, hatalı tıbbi kayıtların yol açtığı ciddi bir süreci gündeme taşıdı. Uppdrag granskning programının ortaya çıkardığı olayda, Malin adlı annenin dosyasına yanlışlıkla “hafif düzeyde entelektüel yetersizlik” yazılması, yeni doğan bebeğinin sosyal hizmetler tarafından elinden alınmasına neden oldu.
Yanlış kayıt, orosanmälan ve sosyal hizmet süreci
Malin, 2024 baharında hamile olduğunu öğrendiğinde sevindiğini ancak aynı zamanda şaşkınlık yaşadığını söylüyor. Hamilelik takibi sırasında Örebro’daki doğum öncesi bakım biriminde, gençlik yıllarında gördüğü anoreksi tedavisine ait eski belgeler incelendi. Bu kayıtlardan yola çıkılarak Malin’in dosyasına; otizm, anoreksi, hastane korkusu ve ayrıca “hafif entelektüel işlev bozukluğu” olduğu yazıldı. Ardından sosyal hizmetlere endişe bildirimi yapıldı.
Doğum sonrası bebeğiyle ayrıldı
Oğlu Leo’nun doğumu sırasında Malin ciddi komplikasyonlar yaşadı ve acil ameliyata alındı. Uyandığında kendini kötü hissettiğini söyleyip yardım istedi ve bebeğiyle birlikte partneri Gustav’la eve gitmek istedi. Ancak dosyada yer alan tanılar nedeniyle sağlık personeli, Malin’in tepkilerini ebeveynlik yetersizliği olarak değerlendirdi.
Anne ve bebek bir değerlendirme merkezine gönderildi. Burada Malin kendini kapana kısılmış hissettiğini, sık sık ağladığını anlattı. Bebeğin sağlık kontrollerinde sorun görülmemesine rağmen Leo, biyolojik babasının yanına yerleştirildi.
Mahkeme kararı ve çelişkili belgeler
Sosyal hizmetler, Förvaltningsrätten’ten çocuğun korunmasına yönelik karar çıkardı. Gerekçe olarak Malin’in “gelişimsel yetersizliği olduğu ve çocuğun ihtiyaçlarını anlayamayacağı” iddia edildi.
Ancak SVT’nin incelediği 17 yıl önceki tıbbi raporlar, Malin’de herhangi bir gelişimsel yetersizlik bulunmadığını açıkça ortaya koyuyor. Buna rağmen yanlış tanı kayıtlara geçirilmişti.
Sağlık sistemi geri adım attı, sosyal hizmetler direniyor
Doğum öncesi bakım birimi hatayı kabul etti ve Malin’den özür diledi. Yeni yapılan psikolojik değerlendirmeler de Malin’in herhangi bir psikiyatrik tanısı olmadığını gösterdi. Bir anaokulunda sevilen bir çocuk bakıcısı olarak çalışan Malin, buna rağmen oğlunu haftada yalnızca üç saat görebiliyor.
SVT, değerlendirme merkezi ve sosyal hizmetler yetkililerine defalarca ulaşmaya çalıştı. Yetkililer sorulara yanıt vermeyerek gizlilik ve çocuğun üstün yararı gerekçesini öne sürdü.
Programda, çocuğun kimliğinin korunması için Leo isminin değiştirilmiş olduğu da belirtildi. Olay, İsveç’te hatalı tıbbi kayıtların aileler üzerindeki ağır sonuçlarını yeniden tartışmaya açtı.








