İskandinavyaDanimarka HaberleriKapalı kapılar ardında Washington’da Grönland pazarlığı

Kapalı kapılar ardında Washington’da Grönland pazarlığı

Washington’da Danimarka, Grönland ve ABD arasında başlayan gizli müzakereler, Grönland’ın güvenliği ve egemenliği tartışmalarını yeni bir aşamaya taşıdı.

Danimarka, Grönland ve ABD sessiz müzakerelere başladı

Danimarka, Grönland ve ABD arasında Grönland merkezli krizi çözmeye yönelik olarak Washington’da başlatılan görüşmeleri ele alıyor. Daha önce ilk “gizli toplantının” salı günü yapıldığı ifade edilmişti. Ancak güncellenen bilgilere göre, ilk planlı toplantının çarşamba akşamı (Danimarka saatiyle) gerçekleştirilmesi öngörülüyor.

Sessizlik dikkat çekti

ABD Başkanı Donald Trump, salı günü Iowa eyaletinde destekçilerine hitap ederken, haftalardır gündeminden düşmeyen Grönland hakkında ilk kez hiçbir açıklama yapmadı. Ne adanın devralınmasına ne de ABD güvenliği açısından “vazgeçilmez” olduğuna dair tek bir cümle kurdu.

Aynı saatlerde, yaklaşık 1.600 kilometre doğuda, Washington DC’de Amerikalı, Danimarkalı ve Grönlandlı temsilciler masaya oturdu. Amaç, Grönland meselesinin tetiklediği ve son aylarda tırmanan diplomatik krizi daha kontrollü bir sürece taşımak.

“Daha sakin bir süreç” vurgusu

Danimarka Dışişleri Bakanı Lars Løkke Rasmussen, geçen hafta Udenrigspolitisk Nævn (Dış Politika Konseyi) toplantısının ardından sürecin artık “daha sakin” ilerleyeceğini açıklamıştı. Rasmussen, Washington’da yapılan bir önceki temasla birlikte görüşmelerin çerçevesinin netleştirildiğini ve bundan sonraki adımların planlandığını söyledi.

Bu yaklaşımın temelinde, görüşmelerin zamanlamasının ve içeriğinin kamuoyuna açık biçimde tartışılmasının yarattığı dramatik etkiyi azaltma isteği yatıyor. Hedef, Grönland meselesini sosyal medya çıkışlarından uzaklaştırarak klasik diplomasi zeminine taşımak.

Masadaki isimler

Danimarka adına müzakereleri, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Jeppe Tranholm-Mikkelsen yürütüyor. ABD tarafında ise Dışişleri Bakanlığı’nda “Counselor” ve politika planlamadan sorumlu olan Mike Needham öne çıkıyor. Washington kulislerinde Needham, hem Dışişleri Bakanı Marco Rubio’ya hem de Trump’a yakın bir isim olarak tanımlanıyor.

Rasmussen’in verdiği bilgilere göre, bu temaslar iki hafta önce Rasmussen ve Grönland Dışişleri Bakanı Vivian Motzfeldt’in, ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance ve Rubio ile yaptığı görüşmelerde kararlaştırılan “çalışma grubu” fikrinin devamı niteliğinde. Ancak diplomatik kaynaklar, sürecin fiilen klasik müzakerelere dönüştüğünü ve “çalışma grubu” tanımının artık yetersiz kaldığını belirtiyor.

İki ayrı müzakere hattı

Görüşmeler iki ana eksende ilerliyor.

İlk hat, NATO’nun Arktik’teki rolü ve özellikle Çin ile Rusya’nın Grönland’da nüfuz kazanmasının nasıl engelleneceği üzerine kurulu. Bu başlık, Trump’ın Davos’ta NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile yaptığı görüşmede de öne çıktı. Trump’ın ardından “ABD’ye Grönland’da ebedi erişim sağlayan benzersiz bir anlaşma”dan söz etmesi, ABD medyasında geniş yankı buldu.

Ancak güvenilir kaynaklara göre, ortada imzalanmış veya yazılı hale getirilmiş bir anlaşma bulunmuyor. NATO’nun Arktik ve Grönland güvenliğinde daha fazla rol üstleneceğine dair siyasi bir niyet var, fakat bunun nasıl uygulanacağı henüz netleşmiş değil.

İkinci hat ise doğrudan Grönland, Danimarka ve ABD arasındaki ikili ve üçlü ilişkileri kapsıyor. Burada temel referans noktası, 1951 tarihli savunma anlaşması ve bunun sonraki ekleri. Pituffik Space Base (eski Thule Üssü) ve Kangerlussuaq’taki düzenlemeler, geçmişte de uzun müzakerelerle şekillenmişti.

Roller değişiyor

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen ve Rasmussen, sürecin başından bu yana ABD’nin Grönland konusunda tam olarak ne istediğini anlamakta zorlandıklarını dile getirdi. Önceki görüşmelerde Danimarka tarafı daha çok kendi kırmızı çizgilerini anlatırken, şimdi “talep eden taraf” konumunda olan ABD’nin somut isteklerini ortaya koyması bekleniyor.

Bu noktada Danimarka ve Grönland’ın tavrı net: Güvenlik, altyapı ve askeri iş birliği konuşulabilir; ancak egemenlik tartışma dışı.

“Golden Dome” tartışması

Müzakerelerin en hassas başlıklarından biri, Trump’ın dile getirdiği “Golden Dome” projesi. Kuzey Amerika’yı her türlü füze saldırısına karşı korumayı hedefleyen bu savunma şemsiyesinde, Grönland’ın coğrafi konumu ABD’ye göre kritik önemde.

Her ne kadar Davos’ta bazı Amerikalı yetkililer Danimarka ve Grönland’ın bu projeye karşı çıktığını ima etse de, diplomatik kaynaklar bunun gerçeği yansıtmadığını belirtiyor. Buna karşın, Golden Dome kapsamında Grönland’da kurulacak tesislerin egemenliği, yargı yetkisi ve süresi gibi konular ciddi tartışmalar yaratabilir. ABD’nin “tam egemenlik” talebi, Grönland ve Danimarka açısından en zorlayıcı senaryo olarak görülüyor.

Çatışma potansiyeli taşıyan noktalar

İki temel belirsizlik öne çıkıyor.
İlki, Grönland’ın uzun vadeli bağımsızlık hedefiyle ilgili. Grönland, fiilen ABD savunma sisteminin bir parçası haline gelirken, gelecekte bu tür anlaşmaları feshetme veya yeniden müzakere etme imkânını kaybederse, bu durum bağımsızlık yolunda ağır bir yük oluşturabilir.

İkinci belirsizlik ise Trump’ın kişisel yaklaşımı. Başkan, defalarca Grönland’ı “sahip olunması gereken” bir toprak olarak tanımladı. Bu söylemden tamamen vazgeçip vazgeçmediği, önümüzdeki uzun müzakere sürecinde netleşecek.

Diplomasiye dönüş bir rahatlama yarattı

Tüm bu karmaşık başlıklara rağmen, Danimarka ve Grönland cephesinde temkinli bir rahatlama hissi var. Çünkü Grönland’ın geleceği artık sosyal medya mesajlarıyla değil, kapalı kapılar ardında yürütülen diplomatik görüşmelerle ele alınıyor.

Neler yaşanmıştı?

Trump: “Grönland’ı zorla almayacağız, ama hemen müzakere istiyoruz”

Trump, Dünya Ekonomik Forumu’nda yaptığı konuşmada Grönland’ı zorla ele geçirmeyeceğini söyledi. Ancak adayı satın almak için “derhal müzakerelere başlanması” çağrısı yaptı. Trump, ABD’nin İkinci Dünya Savaşı sırasında Grönland’ı savunduğunu hatırlatarak, adanın geri verilmesini “tarihi bir hata” olarak niteledi ve Danimarka’yı “nankörlükle” suçladı.

Konuşmasında NATO’ya yönelik eleştirilerini de yineleyen Trump, ABD’nin müttefikleri tarafından adil şekilde desteklenmediğini savundu. Ukrayna savaşına değinirken ise Avrupa’ya yardım karşılığında “bir parça buz” istediğini söylemesi dikkat çekti.

İsveç’ten sert tepki göstermişti

İsveç Başbakanı Ulf Kristersson, Trump’ın askeri güç tehdidinden geri adım atmasını olumlu bulduğunu ancak söylemin hâlâ “tehditkâr ve küçümseyici” olduğunu ifade etti.

Trump ise daha sonra Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımda, İsveç ve bazı Avrupa ülkelerine uygulanması planlanan gümrük vergilerinin geri çekildiğini duyurdu.

ÇOK OKUNANLAR

Danimarka’nın hava savunmasında ABD devri kapandı: Tercih Avrupa oldu

Danimarka, uzun menzilli hava savunma sistemi ihalesinde ABD üretimi Patriot...

Danimarka’da iki tren kafa kafaya çarpıştı: 5’i ağır 17 yaralı

Danimarka'nın başkenti Kopenhag'ın kuzeyinde iki yerel tren kafa kafaya çarpıştı;...

Kan donduran saldırı: Danimarka’da Genç futbolcu bıçaklandı, saldırgan firarda!

Midtjylland forması giyen 19 yaşındaki Alamara Djabi, Herning'de uğradığı bıçaklı...

Danimarka’da sokak lambalarında kırmızı ışık dönemi başladı

Danimarka'nın Gladsaxe bölgesinde sokak lambaları, çevre dostu bir proje ile...

Danimarka, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına ilişkin ortak bildiriyi imzaladı

Danimarka, Hürmüz Boğazı’na ilişkin düzenlenen uluslararası zirvenin ardından Fransa ve...