Stockholm’de binlerce kişi, Nekbe’nin 77. yılında Gazze’deki İsrail saldırılarını protesto etti. Göstericiler “Soykırımı durdurun” pankartları taşıdı.
İsveç’in başkenti Stockholm, 15 Mayıs Nekbe Günü’nde binlerce kişinin katıldığı bir Gazze protestosuna sahne oldu. Filistinlilerin “Büyük Felaket” olarak andığı bu günde, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını protesto etmek amacıyla çok sayıda sivil toplum kuruluşu bir araya geldi.
Odenplan Meydanı’nda Gazze İçin Adalet Çağrısı
Odenplan Meydanı’nda toplanan göstericiler, ellerinde Filistin bayrakları, katledilen çocukların fotoğrafları ve “Siyonist rejimin Filistin’deki soykırımını durdurun” yazılı pankartlarla yürüdü. Protestocular, ayrıca Gazze’de hayatını kaybeden sivillerin isimlerini taşıyan afişlerle İsrail’in insan hakları ihlallerine dikkat çekti.
İsrailli Aktivist: “Bu Bir Soykırımdır”
Gösteride konuşan Yahudi asıllı İsveçli aktivist Dror Feiler, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını açık bir şekilde “soykırım” olarak nitelendirdi:
“Bu, kabul edilemez. İsveç Dışişleri Bakanı Maria Malmer Stenergard’ın bu konuda sessiz kalması da ayrıca utanç verici.”
Feiler’in sözleri, kalabalık tarafından alkışlarla desteklendi.
İsveç Kilisesi’nden Net Tepki: “Kadınlara ve Çocuklara Saldırmak Savaş Suçudur”
İsveç Kilise Birliği’nden Rahip Ann Christin Kristiansson, AA’ya yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“İsrail, Filistin’de direnişçilere değil kadınlara, çocuklara ve sivillere saldırıyor. Bu da bir soykırımdır. Bunu askeri yollarla değil; güçlü ve örgütlü sivil bir direnişle durdurmak mümkündür.”
Nekbe’nin 77. Yılı: 1948’den Günümüze Filistinlilerin Direnişi
Nekbe (Büyük Felaket), İsrail’in 14 Mayıs 1948’te bağımsızlığını ilan etmesinin ardından yüz binlerce Filistinlinin evlerinden zorla çıkarılmasıyla başlayan süreci tanımlar. Her yıl 15 Mayıs’ta anılan bu gün, halen devam eden işgal politikalarına ve insan hakları ihlallerine karşı bir simge haline gelmiştir.
Batı Şeria ve Doğu Kudüs, 1967’den bu yana İsrail işgali altındadır ve bu bölgelerdeki durum uluslararası toplumun gündemindeki en çetrefilli insan hakları sorunlarından biri olarak değerlendirilmektedir.








