Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Avrupa’nın küresel gelişmeler karşısında daha güçlü ve kararlı bir dış politika izlemesi gerektiğini söyledi. Brüksel’de düzenlenen büyükelçiler konferansında konuşan von der Leyen, Avrupa’nın güvenlik ve jeopolitik alanda daha etkin rol üstlenmesi gerektiğini vurguladı.
Orta Doğu’daki gelişmeler gündemdeydi
Von der Leyen konuşmasına, Orta Doğu’daki gelişmeler nedeniyle konferansa fiziksel olarak katılamayan büyükelçilere değinerek başladı. Diplomatik temsilcilere hitaben, Avrupa’nın dış politika kadrolarının önemli bir rol üstlendiğini ifade etti.
İran’daki çatışmanın “tercih edilen bir savaş mı yoksa zorunlu bir savaş mı” olduğu konusunda farklı görüşler bulunduğunu belirten von der Leyen, tartışmanın asıl noktayı kaçırmaması gerektiğini söyledi.
Von der Leyen, şu ifadeleri kullandı:
“Avrupa mevcut durumun gerçekliğine odaklanmalı ve dünyayı bugün olduğu haliyle görmelidir. Açıkça söylemek istiyorum: İran rejimi için gözyaşı dökülmemelidir. Bu rejim kendi halkına ölüm ve baskı getirmiştir.”
Bölgesel istikrarsızlık uyarısı
Von der Leyen, İran’ın füzeler ve insansız hava araçlarıyla silahlandırdığı vekil güçler aracılığıyla bölgede istikrarsızlık yarattığını söyledi. Aynı zamanda İran halkının özgürlük, onur ve kendi geleceğini belirleme hakkına sahip olduğunu ifade etti.
Ancak bölgedeki gelişmelerin tehlikeli bir tırmanma riski taşıdığını vurgulayan von der Leyen, Orta Doğu’daki çatışmanın bölgesel bir savaşa dönüşme ihtimalinin gerçek bir risk olduğunu dile getirdi.
“Eski dünya düzeni geri gelmeyecek”
Von der Leyen, küresel sistemin değiştiğine dikkat çekerek Avrupa’nın eski dünya düzeninin koruyucusu rolünü sürdüremeyeceğini söyledi.
“Avrupa artık geri dönmeyecek olan eski dünya düzeninin koruyucusu olamaz.”
AB’nin kendi stratejik yolunu inşa etmesi ve uluslararası ortaklarla yeni işbirliği yöntemleri geliştirmesi gerektiğini belirten von der Leyen, mevcut uluslararası kurumların ve karar alma mekanizmalarının hızla değişen jeopolitik koşullara uyum sağlayıp sağlamadığının sorgulanması gerektiğini ifade etti.
Daha çıkar odaklı dış politika çağrısı
Von der Leyen, Avrupa’nın daha gerçekçi ve çıkar odaklı bir dış politika benimsemesi gerektiğini söyledi.
“Gücümüzü daha kararlı bir şekilde yansıtmaya hazır olmamız gerekiyor. Saldırganlığa ve dış müdahalelere ekonomik, diplomatik, teknolojik veya askeri tüm araçlarımızla karşılık vermeliyiz.”
AB’nin küresel fırsatları değerlendirmek için daha proaktif olması gerektiğini belirten von der Leyen, Avrupa’nın barışı korumak için caydırıcılık ve güç projeksiyonu kapasitesini artırması gerektiğini dile getirdi.
Güvenlik tüm politikaların merkezinde olmalı
Von der Leyen’e göre güvenlik artık Avrupa politikalarının temel ilkesi haline gelmeli. Bu yaklaşımın savunma politikalarından veri güvenliğine, sanayiden teknolojiye ve ticarete kadar geniş bir alanı kapsaması gerektiğini söyledi.
Ancak Avrupa’nın tek başına hareket etmek istemediğini de vurgulayan von der Leyen, dünyanın farklı bölgelerindeki güvenilir ortaklarla işbirliğinin önemine dikkat çekti.
Ukrayna’ya destek sürecek
Von der Leyen konuşmasında Ukrayna’nın Avrupa güvenliği açısından kritik öneme sahip olduğunu belirtti. Ukrayna’nın gelecekte AB üyesi olabileceğini ve Avrupa’nın savunma hattında önemli bir rol oynadığını ifade etti.
AB’nin Ukrayna’nın ihtiyaçlarını karşılamak için 90 milyar avroluk kredi önerdiğini hatırlatan von der Leyen, Avrupa’nın Ukrayna’ya desteğinin devam edeceğini söyledi.
BM sistemi için reform çağrısı
Von der Leyen ayrıca Birleşmiş Milletler sisteminin de reformdan geçirilmesi gerektiğini belirtti. Geleneksel diplomatik mekanizmaların bazı krizlerde tıkanabildiğini söyleyen von der Leyen, bu nedenle yeni ve yaratıcı çözüm yolları aranması gerektiğini ifade etti.
Gazze’nin yeniden inşası ve İsrailliler ile Filistinliler arasında barış sağlanmasına yönelik girişimlerin, BM’nin çalışmalarını tamamlayıcı nitelikte olması gerektiğini söyledi.
“Avrupa dünyayı kenardan izleyemez”
Von der Leyen konuşmasını Avrupa’nın küresel gelişmelere daha aktif katılması gerektiğini vurgulayarak tamamladı.
“Avrupa dünyayı kenardan izleyerek şekillendiremez. Sesimizi duyurmak, çıkarlarımızı korumak ve değerlerimizi savunmak için sürecin içinde olmalıyız.”








