İsveç’te yüksek enflasyon ve faiz artışları, borçlu hanehalklarını zor durumda bıraktı; her on evden biri alım değerinin altına düştü.
Ekonomik kriz İsveçli hanehalklarını nasıl etkiledi?
İsveç’te 2021–2024 yılları arasında artan enflasyon ve yükselen faiz oranları, ev sahibi hanehalkları üzerinde ciddi mali baskılara yol açtı. Swedbank’ın 3.000 ev sahibi hane ile yaptığı araştırmaya göre, bu süreçte konut kredisi kullananların büyük bir bölümü tasarruflarını azaltmak zorunda kaldı.
Tasarruf oranlarında düşüş
Araştırmaya katılanların yüzde 80’i konut kredisi borcuna sahipken, yüzde 90’ı düzenli olarak tasarruf ettiğini belirtti. Ancak yüksek borç yükü altında olan her üç kişiden biri, son üç yılda tasarruflarını azaltmak zorunda kaldığını ifade etti. Swedbank ve Sparbankernas özel ekonomisti Arturo Arques, “Bu kişiler enflasyon ve faiz artışlarına karşı düşündüklerinden daha hassas olduklarını fark etti. Bu nedenle tasarruf, daha acil ihtiyaçlar karşısında geri plana itildi,” dedi.
Sınırlı tasarruf, artan stres
Katılımcıların çoğu tasarruf için birikime sahip olduğunu belirtse de, düşük borçlu olanların hem tasarruf hem de birikim oranları daha yüksek. Buna karşılık, yüksek borçluların yüzde 60’ı daha büyük bir tasarruf birikimine ihtiyaç duyduklarını belirtti. Arques, “Evlerinin değeri alım fiyatının altına düşenlerin ekonomik kaygıları artıyor ve harcamalarını daha dikkatli yapıyorlar,” dedi.
Ev fiyatlarında düşüş ve krediye etkisi
Riksbanken’in 2022 baharında faiz artırımlarına başlamasının ardından, konut fiyatlarında yüzde 14–15 oranında bir düşüş yaşandı. Araştırmaya göre, hanelerin yüzde 10’u evlerinin şu anki değerinin alım fiyatının altında olduğunu bildirdi. Bu oran, yüksek borçlu hanelerde dörtte bire kadar çıkıyor.
Bazı evlerin değeri kredi miktarının altında
Katılımcıların yüzde 2’si ise evlerinin, kalan konut kredisi borçlarından daha düşük bir değere sahip olduğunu açıkladı. Arques, “Bu kişiler evlerini satarlarsa, kalan kredi borcunu kapatamayacakları için yeni bir ev için gerekli peşinatı da oluşturamayacaklar. Bu da onları piyasada sıkışmış bir duruma sokuyor,” diyerek durumun ciddiyetine dikkat çekti.
Kurtuluş yolu: Amortisman
Arques son olarak, “Bu durumda yapılabilecek en akıllıca şey, mümkün olduğunca kredi taksitlerini ödemeye devam edip borcu azaltmak ve konut piyasasındaki toparlanmayı beklemek,” dedi.








