Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) Davos’taki toplantıları, bu yıl her zamankinden daha yoğun bir jeopolitik ve ekonomik belirsizlik atmosferinde gerçekleşti. Küresel ticaret gerilimleri, Grönland tartışmaları ve ABD’nin olası gümrük vergileri iş dünyasının ana gündem maddeleri arasında yer aldı. İsveçli iki üst düzey iş insanı, bu tablo karşısında Avrupa’ya daha güçlü yatırım ve koordinasyon çağrısı yaptı.
“Avrupa ekonomik bağımsızlığını güçlendirmeli”
Jacob Wallenberg, hem Investor Yönetim Kurulu Başkanı hem de Svenskt Näringsliv Başkanı sıfatıyla yaptığı değerlendirmede, Avrupa’nın ABD’ye olan ekonomik bağımlılığını azaltması gerektiğini söyledi.
Wallenberg’e göre bunun yolu, ülkeler arası daha güçlü bir eşgüdümden geçiyor. Avrupa’nın parçalı yapısının, küresel krizler karşısında kırılganlık yarattığını belirten Wallenberg, ortak stratejilerle hareket edilmesi halinde kıtanın ekonomik dayanıklılığının artacağını vurguladı.
“Kısa ve uzun vadeli tehditleri ayırmak gerek”
IKEA mağazalarından sorumlu Juvencio Maeztu ise küresel risklere farklı bir açıdan yaklaştı. Ingka Group CEO’su Maeztu, şirketlerin kısa vadeli şoklarla uzun vadeli yapısal tehditleri birbirinden ayırması gerektiğini söyledi.
Maeztu’ya göre uzun vadede en kritik başlık sürdürülebilirlik. Ekonomik belirsizliklerin arttığı dönemlerde bile yeşil dönüşüm ve sürdürülebilir yatırımların ertelenmemesi gerektiğini savunan Maeztu, bunun hem rekabet gücü hem de toplumsal kabul açısından belirleyici olacağını ifade etti.
Davos’ta gündem: Grönland, Trump ve gümrük vergileri
İki iş dünyası lideri, Davos’ta World Economic Forum kapsamında SVT’den Alexander Norén’e yaptıkları açıklamalarda, 2026’ya giderken küresel ekonomiyi etkileyebilecek başlıkları da değerlendirdi.
Grönland etrafında yaşanan gelişmeler, ABD Başkanı Donald Trump’ın politikaları ve olası yeni gümrük vergileri, hem Avrupa hem de İsveç ekonomisi açısından belirsizlik kaynağı olarak öne çıktı. Davos’ta bu konuların yarattığı tansiyonun, piyasalarda dalgalanmalara yol açtığına dikkat çekildi.
“Satsa på Europa” mesajı
Hem Wallenberg hem de Maeztu’nun ortak mesajı net oldu: Küresel belirsizliklerin arttığı bir dönemde Avrupa’ya yatırım yapmak, yalnızca ekonomik değil, stratejik bir tercih. İş dünyası temsilcilerine göre, Avrupa’nın kendi gücünü artırması; koordinasyon, sürdürülebilirlik ve uzun vadeli bakış açısıyla mümkün olacak.








