İsveç’te 10 yıl boyunca psikolojik rahatsızlıklar ve otizmle mücadele eden Måns Lagmark’ın intihar etmesi, ülkedeki sağlık sistemine yönelik eleştirileri yeniden gündeme getirdi.
Hayatını kaybeden gencin kız kardeşi Maja Lagmark, ağabeyinin sistemsel boşluklar nedeniyle adeta “kendi kaderine terk edildiğini” ve sağlık kurumları tarafından yarı yolda bırakıldığını öne sürdü.
İsveç medyasında yer alan bilgilere göre, çevresi tarafından oldukça sevilen ve eski bir futbol kalecisi olan Måns Lagmark, okul dönemindeki rutinlerinin sona ermesinin ardından derinleşen bir psikolojik buhran sürecine girdi.
Yaklaşık 10 yıl boyunca hem otizm hem de ruhsal sorunlarla mücadele eden Lagmark, defalarca yardım talebinde bulunmasına rağmen ihtiyacı olan desteğe ulaşamadı.
“Kurumlar Sorumluluk Almadı, Birbirini Suçladı”
Yaşanan trajediye ilişkin açıklamalarda bulunan kız kardeş Maja Lagmark, ağabeyinin yetişkin psikiyatrisi servisinde kaydı bulunmasına rağmen kurumlar arası bürokrasiye kurban gittiğini belirtti. Lagmark, şu ifadeleri kullandı:
“Ağabeyim yardım istedi ancak kimse toplu bir sorumluluk üstlenmedi. Yetişkin psikiyatrisi birimi suçu rehabilitasyon merkezine (habilitationen) attı, onlar da diğerine. Kimse sorumluluk almadı ve biz hiçbir yardım alamadık. Yardım alabilmek için bir insanın daha ne kadar hasta olması gerekiyor?”
Ağabeyinin vefatının ardından aile olarak büyük bir üzüntü ve vicdan azabı yaşadıklarını dile getiren Lagmark, sağlık sisteminin hastaları farklı birimler arasında adeta bir “top gibi” sektirdiğini vurguladı.
“Sistemsel Bir Hata Var”
Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan intihar ve psikolojik kriz uzmanı Ulla-Karin Nyberg ise bu olayın münferit olmadığını, sistemdeki daha büyük bir yapısal sorunu yansıttığını kaydetti.
Nyberg, “İş birliği ve güvenli bir limana ihtiyacı olan bir insanı farklı kurumlar arasında oradan oraya savurmak yapısal bir hatadır. Mevcut sağlık organizasyon yapımız, bu durumdaki hassas bireylerin ihtiyaçlarına cevap vermekten uzak” dedi.
Hasta yakınlarının tedavi sürecine mutlaka dahil edilmesi gerektiğinin altını çizen uzman Nyberg, bireydeki ani değişimleri ve risk durumlarını anlık doktor randevularında tespit etmenin zor olduğunu, bunu en iyi fark edebilecek kişilerin ise hastanın ailesi ve yakınları olduğunu sözlerine ekledi.








