Avrupa Birliği (AB) üyesi Danimarka, ABD’nin Grönland’a yönelik tartışmalı söylemlerinin gölgesinde yarın genel seçim için sandık başına gidiyor. Yaklaşık 6 milyon nüfuslu ülkede seçmenler, 179 sandalyeli parlamento Folketing’in yeni üyelerini belirleyecek.
Seçimde kritik rekabet: Frederiksen ve Poulsen
Seçim yarışında öne çıkan isimler arasında Sosyal Demokratlar lideri ve Başbakan Mette Frederiksen ile merkez sağ Venstre partisinin lideri ve Savunma Bakanı Troels Lund Poulsen bulunuyor. Aynı hükümette yer alan iki lider, seçim sürecinde ulusal televizyonlarda sık sık karşı karşıya geldi.
Frederiksen, özellikle Grönland meselesinde yürüttüğü kriz yönetimini savunarak üçüncü dönem için destek isterken; Poulsen ise ekonomik politikalar üzerinden hükümeti eleştiriyor. Emeklilik ve servet vergisi gibi başlıklarda iki liderin farklı yaklaşımları dikkat çekiyor.
Son anketlere göre Frederiksen’in partisi ilk sırada yer alırken, Poulsen’in liderliğini yaptığı Venstre ikinci sırada bulunuyor.
ABD’nin Grönland söylemleri seçim gündeminde
Seçim sürecine damga vuran en önemli konu ise ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’a yönelik “ele geçirme” söylemleri oldu. Danimarka Krallığı’na bağlı özerk bir bölge olan Grönland’ın stratejik önemi, özellikle “ulusal güvenlik” gerekçesiyle yeniden tartışmaya açıldı.
Danimarka yönetimi, ülkenin egemenliğinin “kırmızı çizgi” olduğunu vurgularken, Grönland’a yönelik olası tehditlere karşı askeri hazırlıkların artırıldığı yönündeki iddialar da kamuoyuna yansıdı.
Grönland ve Faroe Adaları’ndan seçilecek toplam 4 milletvekilinin, yeni parlamentoda bu konuda belirleyici rol oynayabileceği değerlendiriliyor.
Domuz sektörü seçimde belirleyici olabilir
Seçim gündeminde öne çıkan bir diğer başlık ise Danimarka’nın güçlü olduğu domuz üretim sektörü oldu. Yıllık yaklaşık 28 milyon domuz üretimiyle dünya ihracatında üst sıralarda yer alan ülkede, tarım politikaları seçmen tercihlerinde önemli rol oynuyor.
Sol partiler, yoğun üretimin çevresel etkilerine dikkat çekerek daha sıkı düzenlemeler talep ederken; sağ partiler üretimin artırılmasını savunuyor. Özellikle çiftçi oylarının seçim sonuçlarını doğrudan etkileyebileceği ifade ediliyor.
Koalisyon ihtimali güçlü
Seçime 12 parti katılırken, parlamentoda 90 sandalyeye ulaşan parti tek başına iktidar olabiliyor. Ancak mevcut anketler, hiçbir partinin tek başına hükümet kuramayacağına işaret ediyor.
Bu kapsamda, Dışişleri Bakanı Lars Lokke Rasmussen’in liderliğini yaptığı Moderaterne partisinin koalisyon görüşmelerinde “kilit rol” üstlenebileceği belirtiliyor.
Danimarka’da resmi olmayan ilk seçim sonuçlarının yarın gece açıklanması bekleniyor.








