ABD’nin kamu borcu tarihi seviyelere ulaşırken, ülkenin faiz ödemeleri ilk kez savunma harcamalarını geride bıraktı. Uzmanlara göre bu tablo, özellikle Donald Trump’ın öngörülemez politikalarıyla birleştiğinde ABD ekonomisini daha kırılgan hâle getiriyor.
Danimarkalı finans kuruluşu Nykredit’in baş stratejisti Frederik Engholm, ABD’nin borç artışını “akıl almaz büyüklükte” sözleriyle değerlendirdi. Yalnızca geçen yıl ABD’nin kamu borcu 2,3 trilyon dolar arttı. Toplam borç ise 38,5 trilyon dolar seviyesini aşarak, ülkenin yıllık ekonomik üretimini (GSYH) geride bıraktı.
Borç neden hızla artıyor?
Engholm’e göre ABD, uzun süredir bütçe açığıyla yaşıyor. Devlet, vergi gelirlerinden daha fazla harcama yapıyor ve bu durumun kısa vadede değişmesi beklenmiyor. Trump’ın savunma harcamalarını artırma planları da borç yükünü ağırlaştırıyor. Başkanın hedefi, askeri bütçeyi 1 trilyon dolardan 1,5 trilyon dolara çıkarmak.
Siyasi kutuplaşmanın derinliği ise mali disiplini zorlaştırıyor. Engholm, “Vergi artışına istek yok, harcama önerisi ise çok. Bu kombinasyon, mali sürdürülebilirlik endişelerini büyütüyor,” diyor.
ABD tahvillerini kimler alıyor?
ABD Hazine tahvilleri, dünya genelinde yatırımcılar için hâlâ önemli bir araç. Özellikle piyasa istikrarı arayan ülkeler ve yatırımcılar için cazibesini koruyor. Engholm, ABD tahvillerinin “dünyanın en likit menkul kıymeti” olduğuna dikkat çekiyor. Borcun yaklaşık yüzde 75’i ABD içindeki yatırımcıların elinde bulunuyor; geri kalan kısmı ise yabancı merkez bankaları ve fonlara ait.
“Güvenli liman” statüsü sarsılıyor mu?
Uzmanlara göre ABD tahvilleri, küresel krizlerde hâlâ güvenli liman olma özelliğini büyük ölçüde koruyor. Ancak son dönemde bu algıda çatlaklar oluşmaya başladı. Trump’ın ani gümrük vergisi tehditleri ve dış politika çıkışları, bazı dönemlerde tahvillerle hisse senetlerinin birlikte değer kaybetmesine yol açtı.
Ayrıca Federal Reserve’in bağımsızlığına yönelik tartışmalar da piyasalarda tedirginlik yaratıyor.
ABD iflas edebilir mi?
Engholm’e göre ABD’nin devlet iflası riski son derece düşük. Bunun nedeni doların küresel sistemdeki özel konumu ve ülkenin gerekirse vergileri artırabilecek büyük bir potansiyele sahip olması. Ancak borç krizine yol açabilecek hızlı faiz artışları tamamen ihtimal dışı değil.
Yeni Fed başkanı ne anlama geliyor?
Trump’ın sık sık eleştirdiği Fed Başkanı Jerome Powell’ın görev süresinin sona yaklaşması, piyasalarda belirsizlik yaratıyor. Engholm’e göre yatırımcılar için en kritik konu, Fed’in siyasi baskıdan uzak kalması. “Bağımsızlığın zedelenmesi, ABD tahvillerine olan güveni ciddi biçimde sarsar,” uyarısında bulunuyor.








