ABD Başkanı Donald Trump’ın 28 Şubat sabahı İsrail ile birlikte İran’a yönelik başlattığı operasyon, Orta Doğu’da tansiyonu yükseltti. ABD’nin “Epic Fury”, İsrail’in ise “Lion’s Roar” adını verdiği operasyon sonrası taraflar arasında karşılıklı saldırılar üçüncü gününe girdi.
İran’ın Körfez ülkelerindeki ABD üslerini hedef almasıyla çatışma bölgesel bir boyut kazandı.
Trump İran’dan ne talep ediyor?
Trump, İran’ı “bitmeyen bir kan dökme kampanyası” yürütmekle suçlayarak Tahran’ın nükleer programından vazgeçmesini istedi. ABD Başkanı, İran’ın uzun menzilli füze geliştirdiğini ve bunun ABD askerleri ile müttefiklerini tehdit ettiğini savundu.
Trump ayrıca 1979’daki Tahran Büyükelçiliği baskınını ve 1983’te Beyrut’taki ABD Deniz Piyadeleri kışlasına yönelik saldırıyı hatırlatarak İran’ı bölgesel istikrarsızlığın kaynağı olarak gösterdi.
İran tarafı ise saldırıları “yasa dışı” olarak nitelendirerek Körfez’deki ABD hedeflerine füze ve insansız hava araçlarıyla misilleme yaptı.
Can kaybı artıyor
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), üç ABD askerinin hayatını kaybettiğini, beş askerin ağır yaralandığını duyurdu. İran Kızılayı ise ülke genelinde 555 kişinin yaşamını yitirdiğini açıkladı.
İsrail’in orta kesimindeki Beit Şemeş kentinde İran’a ait bir füzenin düşmesi sonucu 9 kişi öldü. Tel Aviv’de ise bir kişinin hayatını kaybettiği ve en az 20 kişinin yaralandığı bildirildi.
Trump’ın Kongre onayına ihtiyacı var mıydı?
ABD Anayasası’nın 1. Maddesi savaş ilan etme yetkisini Kongre’ye veriyor. Ancak başkana askeri operasyon başlatma konusunda geniş yetkiler tanıyan hükümler bulunuyor. Bu durum Washington’da uzun süredir “gri alan” tartışmasına yol açıyor.
Cumhuriyetçilerin kontrolündeki Kongre’de saldırılara büyük ölçüde destek verildi. Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson, yönetimin saldırı öncesi Kongre liderlerini bilgilendirdiğini açıkladı.
Demokratlar ise Trump’ı Kongre onayı olmadan savaşa girişmekle suçladı ve başkanın tek taraflı güç kullanımını sınırlayacak yeni bir savaş yetkileri tasarısı çağrısı yaptı. Ancak mevcut tabloda böyle bir tasarının kabul edilme ihtimali düşük görülüyor.
Kara harekâtı planı var mı?
ABD’nin İran’a kara birlikleri göndermeyi planladığına dair resmi bir işaret bulunmuyor. Cumhuriyetçi Senatör Tom Cotton, operasyonun geniş çaplı kara işgali değil, hava ve deniz unsurlarını içeren bir harekât olacağını belirtti.
ABD’nin Orta Doğu genelinde yaklaşık 13 askeri üssü bulunuyor. Bölgede iki uçak gemisinin konuşlandırıldığı ve askeri varlığın artırıldığı bildirildi.
Üst düzey kayıplar iddiası
Trump, sosyal medya paylaşımında İran lideri Ali Hamaney’in öldüğünü duyurdu. İran devlet medyası daha sonra Hamaney’in ölümünü doğruladı ve 40 günlük yas ilan edildiğini açıkladı.
Trump ayrıca operasyonda 48 İranlı üst düzey ismin öldürüldüğünü öne sürdü. Bu iddialara ilişkin bağımsız doğrulama henüz yapılmadı.
Bölgesel belirsizlik sürüyor
Uzmanlar, önümüzdeki günlerin çatışmanın kapsamı açısından belirleyici olacağını belirtiyor. Diplomatik kanalların yeniden devreye girip girmeyeceği ve saldırıların Körfez geneline yayılıp yayılmayacağı merak konusu.
ABD yönetimi, İran’ın nükleer kapasitesini ve askeri altyapısını hedef aldığını savunurken; Tahran ise misillemelerin süreceği mesajını veriyor.








