ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’a hastane gemisi gönderme açıklaması, Danimarkalı bir uzmana göre siyasi bir anlatı inşasının parçası. Ancak bu strateji iç politikada ters tepebilir.
Dansk Institut for Internationale Studier kıdemli araştırmacısı Rasmus Sinding Søndergaard, Trump’ın Grönland’a ilişkin açıklamalarının rasyonel bir temele oturtulmasının zor olduğunu söyledi.

“Alternatif bir Grönland anlatısı oluşturuyor”
Søndergaard’a göre Trump, Grönland’ı neredeyse “üçüncü dünya ülkesi” gibi gösteren bir söylemi bilinçli olarak güçlendiriyor ve bu durumdan Danimarka’yı sorumlu tutuyor.
Trump, Truth Social platformunda yaptığı paylaşımda, hastane gemisinin “tedavi edilmeyen çok sayıda hasta ile ilgileneceğini” yazmıştı. Ancak MarineTraffic verilerine göre USNS Mercy halen ABD’nin Alabama eyaletinde limanda bulunuyor.
ABD içinde karşı anlatı var
Uzman, bu söylemin ABD içinde sorgulandığını belirtti. Trump’a oy veren seçmenler dahil bazı Amerikalılar, “Eğer Grönland’da ciddi bir sağlık sorunu varsa, bu neden bizim sorunumuz?” sorusunu gündeme getiriyor.
ABD’de sağlık sistemi büyük ölçüde özel sigorta ve kişisel ödemelere dayanırken, Danimarka ve Grönland’da kamu temelli ve ücretsiz bir model uygulanıyor. Søndergaard’a göre sağlık konusu, Trump’ın iç politikada güçlü olduğu bir alan değil.
Gündem değiştirme hamlesi mi?
Trump’ın dikkat dağıtma stratejileri daha önce de tartışma konusu olmuştu. Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi üyesi Tom Suozzi, Trump’ı “dikkatinizi dağıtırken cebinizi boşaltan bir yankesiciye” benzetmişti.
Dış politika yorumcusu Jacob Kaarsbo ise hastane gemisi açıklamasının, Arktik bölgede bir ABD denizaltısından mürettebat tahliyesi haberinin üzerini örtme amacı taşıyabileceğini öne sürdü.
Søndergaard ise bunun doğrulanamayacağını, ancak Trump’ın başka gündem başlıklarını da gölgede bırakmak isteyebileceğini söyledi. Bunlar arasında ABD Yüksek Mahkemesi’nin gümrük tarifelerine ilişkin kararı ya da Epstein dosyaları da yer alıyor.
Uzmanlara göre Grönland üzerinden yürütülen söylem, ABD’nin Arktik bölgedeki stratejik hedefleriyle bağlantılı. Ancak bu yaklaşımın, Washington içinde siyasi maliyet doğurma ihtimali de bulunuyor.








