Altın fiyatları bir kez daha rekor kırdı. Kuyumculukta ya da yatırım amacıyla kenarda duran altınlar, son dönemde adeta her geçen gün daha da değerleniyor. Uluslararası piyasalarda altın, güçlü ekonomik göstergelere rağmen hız kesmeden yükselmeye devam ediyor.
İngiliz gazetesi The Guardian’ın aktardığına göre, değerli metal ilk kez ons başına 5 bin dolar seviyesine ulaştı. Bu rakam, yaklaşık 31 gram altının 31 bin 403 Danimarka kronuna karşılık gelmesi anlamına geliyor. Altın fiyatları, Donald Trump’ın yeniden ABD başkanı olarak göreve gelmesinden bu yana yaklaşık yüzde 90 oranında artış gösterdi.
“Bu yükseliş beni de şaşırttı”
Altındaki bu sert yükseliş, uzmanları da şaşırtmış durumda. Danske Bank Başekonomist Analisti Jens Nærvig Pedersen, P1 Morgen’e yaptığı değerlendirmede, altının yükselişini “olağanüstü” olarak nitelendirdi.
Pedersen’e göre jeopolitik belirsizlikler, savaşlar, krizler ve ticaret savaşları gibi faktörler yatırımcıların güvenli liman olarak altına yönelmesini açıklıyor. Ancak tablo bununla sınırlı değil.
– ABD ve Avrupa’da ekonomik büyüme var, borsalar yükseliyor ve tahvillerde de getiri mevcut. Normal şartlarda bu ortamda altının geri planda kalması beklenirdi, diyor Pedersen.
Bu nedenle mevcut durumun alışılmışın dışında olduğunu vurgulayan analist, altının güçlü alternatif yatırım araçlarına rağmen yükselmeye devam etmesini “özel bir durum” olarak değerlendiriyor.
“Tuvalet kâğıdı stoklamasını hatırlatıyor”
Altına olan yoğun talep, bazı piyasa yorumcularına göre neredeyse panik boyutuna ulaşmış durumda. Sampension Hisse Senetleri Direktörü Philip Jagd, altına yönelik talebi, “korona döneminde tuvalet kâğıdı stoklanmasını” hatırlatan bir davranış olarak tanımladı.
Dolar artık eskisi kadar güvenli değil mi?
Normal koşullarda, jeopolitik belirsizlik dönemlerinde yalnızca altın değil, ABD doları da güvenli liman olarak öne çıkardı. Ancak Jens Nærvig Pedersen’e göre son bir yılda yatırımcıların dolara bakışı değişti.
Trump’ın başlattığı ticaret savaşları sürecinde, yatırımcıların ABD varlıklarından uzaklaşmaya başladığını hatırlatan Pedersen, ocak ayında Trump’ın Danimarka ve yedi Avrupa ülkesini ek gümrük vergileriyle tehdit etmesinin bu eğilimi kısa süreli de olsa yeniden canlandırdığını söyledi.
– Dolar güvenli liman olarak zayıfladığında, altının rolü daha da güçleniyor, değerlendirmesinde bulundu.
Arz sınırlı, talep artıyor
Pedersen ayrıca altını diğer yatırım araçlarından ayıran önemli bir noktaya dikkat çekiyor: Altın arzı giderek daha sınırlı hale geliyor. Yer altından çıkarılabilecek altın miktarının sınırlı olması, talep arttığında fiyatların hızla yükselmesine neden oluyor.
Bu çerçevede Danske Bank, kısa süre önce yatırımcı müşterilerine portföylerinin en fazla yüzde 5’ini altına ayırmalarını tavsiye etti.
Sadece altın değil: Gümüş de uçuşta
Rekor kıran yalnızca altın değil. “Altının kardeşi” olarak görülen gümüş de dikkat çekici bir yükseliş yaşıyor. Reuters’ın aktardığına göre, gümüş fiyatları geçen yıl yüzde 147 oranında arttı.
Philip Jagd’a göre gümüşteki yükseliş uzun süredir artan küresel siyasi belirsizliklerle ilişkilendiriliyordu. Ancak son dönemdeki sert hareketlerin arkasında farklı dinamikler bulunuyor.
Jagd, Trump’ın bazı sert uluslararası çıkışlarından geri adım atmasının ardından bile gümüşe olan ilginin artmaya devam ettiğini belirtiyor. Bunun nedenleri arasında, özellikle bireysel yatırımcılar arasında spekülatif iştahın artması ve enflasyon görünümüne dair süregelen tedirginlik öne çıkıyor.








