Region Stockholm’un yeme bozukluğu tedavisini devralmasının üzerinden bir yıldan fazla zaman geçti. Bölge yönetimi, sürecin başında daha hızlı erişim ve daha iyi sonuçlar vaat etmişti. Resmi veriler bekleme sürelerinin kısaldığını gösterse de, bazı hastalar bakım kalitesinin düştüğünü savunuyor.
Yeni yapı, kısa bekleme süresi
Bölgenin, özel sağlık şirketi Mando ile olan sözleşmesinin sona ermesinin ardından yeme bozukluğu tedavisinde kapsamlı değişiklikler yapıldı. Hizmetlerin bir bölümü Danderyds sjukhus’a taşındı ve ulusal tedavi kılavuzları daha belirleyici hale geldi.
2025 yılı boyunca Stockholm Yeme Bozuklukları Merkezi (SCÄ), önceki yıllara kıyasla daha fazla hasta kabul etti. Bu durum bekleme sürelerinin azalmasını sağladı. Güncel verilere göre hastaların yüzde 86’sı ilk muayeneye 30 gün içinde ulaşabiliyor. Bu oran 2023’te yüzde 52 seviyesindeydi. Ayrıca artık tüm hastalara, sağlık hizmeti garanti süresi içinde tedavi sunuluyor.
Hastalar: “Aynı desteği alamıyoruz”
Uzun süredir bölge bünyesinde tedavi gören Emma Percivall, son bir yılda desteğin azaldığını hisseden hastalardan biri. Percivall, ruhsal durumunun eskisi kadar iyi takip edilmediğini söylüyor.
Hastalar, bekleme süreleri kısalsa da psikososyal desteğin zayıfladığını, yemek kalitesinin düştüğünü ve özellikle otizm ya da travma sonrası stres bozukluğu (PTSD) gibi ek tanıları olanlar için tedavinin yeterince uyarlanamadığını dile getiriyor. Bölgenin sorumluluğu merkezileştirmesi, bakımı daha standart hale getirirken esnekliği azalttığı eleştirilerine yol açıyor.
Çalışanlar da kaynak yetersizliğine dikkat çekiyor
SVT’nin görüştüğü bazı sağlık çalışanları, personel ve kaynak eksikliğinden şikâyetçi. Bir çalışan, özellikle yatılı tedavide hastaların hızlı kilo alımının ardından erken taburcu edildiğini ve kalıcı iyileşme sağlanamadığını ifade ediyor.
Yönetim: “Daha bireysel bir bakım sunuyoruz”
SCÄ’nin faaliyetlerinden sorumlu yönetici Mikaela Lithman, bakım kalitesinin düştüğü iddialarını reddediyor. Lithman, ulusal kılavuzlar doğrultusunda çocuklar için aile temelli tedavi (FBT), yetişkinler için ise KBT-E yöntemlerinin uygulandığını ve bireysel ihtiyaçların dikkate alındığını belirtiyor.
Buna rağmen, memnuniyetsizlik yaşayan hastalara hasta kuruluna başvurmaları çağrısı yapılıyor. Bölge yönetimi, değişen çalışma yöntemlerine verilen tepkileri dikkate aldıklarını ve hedeflerinin “doğru hastaya, doğru zamanda, bilimsel olarak en etkili yardımı sunmak” olduğunu vurguluyor.
Öte yandan, Region Stockholm Psikiyatri Komitesi Başkanı Sandra Ivanovic Rubin’in hastalara sunulan yemeklerle ilgili tepkisi de kamuoyunda tartışma yarattı.








